Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
Allah yapısı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İnsanlar tarafından yapılmamış olan


Allah yarattı dememek
Anlamı:

1. kıyasıya dövmek, çok hırpalamak


Allah yazdı ise bozsun
Anlamı:

1. gerçekleşmesi istenmeyen bir olay veya durum için kullanılan bir söz


Allah yürü ya kulum demiş
Anlamı:

1. az zamanda çok para kazananlar veya işinde çok ilerleyenler için söylenen bir söz

Örnek:

1. Son yıllarda Allah yürü ya kulum demiş ve birdenbire ünlü bir iş adamı oluvermiştir.

1. Son yıllarda Allah yürü ya kulum demiş ve birdenbire ünlü bir iş adamı oluvermiştir.


Allah zihin açıklığı versin
Anlamı:

1. birinin başarılı olması için söylenen iyi dilek sözü


Allah ziyade etsin
Anlamı:

1. `Tanrı artırsın` anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü


Allah!
Anlamı:

1. bir şey karşısında hayranlık veya yakarma bildiren bir söz

Örnek:

1. Allah, ne de yakışmış.

1. Allah, ne de yakışmış.


allahı çok, insanı az bir yer
Anlamı:

1. pek ıssız ve kuytu bir yer


allahlık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kendisinden hiçbir işte yararlık umulmayan saf ve zararsız (kimse)

Örnek:

1. Bu adam allahlığın biri, elinden bir şey gelmiyor.

1. Bu adam allahlığın biri, elinden bir şey gelmiyor.


allahlık Ali Bey
Anlamı:

1. hiçbir şeyle ilgilenmeyen, olaylardan habersiz olan


allahsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Acımasız, insafsız, vicdansız


Allahsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Tanrı'yı tanımayan, Tanrı'nın varlığına inanmayan, Tanrısız


allahsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Acımasız olma, insafsız olma, vicdansız olma


Allahsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tanrısızlık


Allahualem
Anlamı:

1. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , `Tanrı en iyisini bilir` anlamında kullanılan bir söz

2. `Galiba` anlamında kullanılan bir söz


Lisan : Arapça allāh + aʿlem

Telaffuz : alla:hua:lem

Allahutaala
Anlamı:

1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Yüce Tanrı, ulu Allah


Özel: Evet

Lisan : Arapça allāh + teʿālā

Telaffuz : alla:hutaa:la:, l ince okunur

allak bullak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altüst, karmakarışık

Örnek:

1. Memleket zaten ayol, baksana allak bullak / Sen de hissinle yürürsen batarsın mutlak

1. Memleket zaten ayol, baksana allak bullak / Sen de hissinle yürürsen batarsın mutlak


allak bullak etmek
Anlamı:

1. karmakarışık bir duruma getirmek

Örnek:

1. Nuran Tiyatrosu'nun kaderini allak bullak eden değişiklik de Sadi'nin gelişi idi.

1. Nuran Tiyatrosu'nun kaderini allak bullak eden değişiklik de Sadi'nin gelişi idi.

2. bir yeri veya bir şeyi dağıtmak

3. düzeni bozmak


allak bullak olmak
Anlamı:

1. çok karışık duruma gelmek, altı üstüne gelmek, karmakarışık olmak, düzeni bozulmak

Örnek:

1. Bütün insanların içleri dışına çevrilse dünya allak bullak olur.

1. Bütün insanların içleri dışına çevrilse dünya allak bullak olur.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , karışmak

Örnek:

1. Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu.

1. Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , şaşkına dönmek


allama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Allamak işi


allamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kırmızı duruma getirmek


allamak pullamak
Anlamı:

1. süslemek, donatmak


allame

İlgili Kelimeler:

allameicihan

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili

Örnek:

1. Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi.

1. Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi.


Lisan : Arapça ʿallāme

Telaffuz : alla:me, l ince okunur

allame kesilmek
Anlamı:

1. allamelik taslamak


allameicihan
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok bilgili


Lisan : Arapça ʿallāme + cihān

Telaffuz : alla:me'icihan, l ince okunur